3.08.2014

prelüd: birkaç yunan adası

2008 yılından beri Türkiye içerisinde tatil yapmıyorum. Abuk subuk otellere/pansiyonlara, yemeklere eşek yüküyle para vermek beni hiç de rahatlatmıyor. Zaten iş için 81 ilin yarısından fazlasına ayak basmış durumdayım son altı senede... Gittiğin yerde sonuna kadar açık müzik, kötü dekorasyon, riyakarlık sinirlerimi hoplatıyor. Bunların da hepsi bu topraklarda bolca var. Bu sebeple de eğer tatil yapacaksam yurtdışında yapmayı tercih ediyorum, maliyet olarak düşününce de hemen hemen kafa kafaya geliyor. Bununla birlikte basit zevkleri olan bir adamım. Çocuk yok, aileden kalma başımı sokacağım bir ev var, dolayısıyla da borcum yok. Gece eğlenme alışkanlığımız da yok, yılda bir telefon falan da değiştirmiyorum. Bu da beni tek zevkim olan gezmeye yönlendiriyor zaten. Bu arada İstanbul'da da dışarıda yemek yemenin gereksiz pahalı, yediklerimizin de eğer yüzlerce lira vermiyorsak kötü olduğunu tekrarlıyayım. İşin içine alkol girince zaten fiyatlar da hopluyor.

Ben bu sene çok çalıştım, sene başından beri iş için yaptığım uçuş sayısı 50. Hanım da geçen yaz haftanın altı gününü çalışarak geçirdiğinden tatil yapamamıştı. Kendisi deniz tatili yapmak isteyince açıkçası benim için de kumsalda malak gibi yayılıp kitap okuyup uyumak gayet cazip geldi. İş "nereye gidelim?" sorusuna gelince de Yunan adaları fikri geldi. Önce Palamutbükü'nde sıradan bir pansiyon fiyatına havuzlu otelde kalabilme, çiftlik balığı fiyatına ahtapot yiyip bir kadeh rakı fiyatına bir küçük uzo içebilme, ırzına geçilmemiş sahillerde yüzebilme imkanı nedeniyle cazip geldi. Sonra iki problem çıktı karşıma: 1. problem: zaten bu seneye kadar Yunan toprağına ayak basmamış bir biz kalmıştık, buradan kaçıp Türk işgali altındaki yerlerde tatil nasıl yapılabilirdi ki? Bunu da ramazan ayında tatile gidip bayram başlangıcıyla dönerek bir nebze atlattık. Bir de az tercih edilen adalara (öyle bir ada mı kaldı?) ve adaların da sessiz bölgelerine gitmeye çalıştık. 2. problem: vize! oldum olası vize isteyen ülkelere gıcığım. Hele de bunu bol belge bol teferruat ve bol parayla talep edenlere ekstra gıcığım. Yunanistan da malum Schengen üyesi, ben de önceki iki Schengen'im 2 ve 3 aylık olunca gıcıklık indeksi yükselmişti. Ama malum Yunanistan krizde, turizm önemli gelir ve dolayısıyla da kolay vize veriyorlar. Bir de işleri Kosmos Vize denilen İstanbullu Rumların çalıştığı bir şirkete devretmişler, çok kastırmadan iki günde vizemi aldım.

2 yorum:

cerenmus dedi ki...

eee heyecanla okuyordum, şak diye kesildi?

hirondelle dedi ki...

fırsat bulunca ilk ada ile karşınızdayım efenim :)