14.10.2021

sözün çubuğu

Ahmetle buluştuk bu akşam, yıllar yıllar sonra; hem de en sevdiğimiz mekanda. Bir bira, iki kadeh buluşmalarını saymıyorum ki onlar da üç dört yılda bire düşmüştü. Ahmet gitti yurtdışına çünkü benden daha zeki ve daha çalışkandı. Gitti çünkü çocukları vardı. Sağ olsun beni yanına aldırmaya çalışıyor ama çok zor, milyonda bir ihtimal de olsa umut veriyor bana. Uzun uzun oturduk, epey içtik ama hiç çarpmadı. Çok iyi geldi bana. Sonra ben ona kitap önerdim, o bana kitap aldı. Bir de sigar bıraktı Garibaldi markalı, efkarlanınca içerim. Lakerda aldık Reşat'tan, orada bir tek o yokmuş. Onu oteline bıraktım, yolda gözlerim doldu. Bir tek fonda Alanis Morisette veya Cake eksik. Arabayı park etmemle sarhoş olmam bir oldu. Lakerda ve taramayı dolaba koydum, bunu yazıyorum.


Baha'ya da ulaşamadım bugün. Önce kanser oldu, sonra kalp yetmezliği gelişti. Kalp nakli demişler en son. Nasıl olur anlamıyorum... 


Ahmet ve Baha en iyi dostlarım ya da daha doğrusu tek dostlarım. İkisi de çok uzak artık ve çok yalnız hissediyorum hayatta. Bunu okuyan da topu topu on on beş kişi olacak zaten...