19 03 2012

döndüm

Rapor bitti ben de döndüm. Gördüm ki pek kaale alınmamış gidişim. Zaten blog yarışmasında da külliyen babayı aldım. Hadi oy vermediniz, çiçek/çikolata göndermediniz anladım. Bari bir yerlere gitmeme yardımcı olun yav, çok sıkıldım.

12 03 2012

raporluyum

Al işte buraya yazmamak için bir bahane daha. Yarın sabah itibariyle yıllardır (20 olsa gerek) nefes almamda sıkıntı yaratan burnumdan kurtulmak için hastaneye gidiyorum. Hayatımdaki ilk defa rapor alacağımdan dolayı (askere geç gitmek için aldığım iki raporu saymıyorum) heyecanlıyım desem inanacak mısınız?

Kadir Topbaş fotoğrafıyla gidiyorum, bakalım ben de 10 yaş gençleşir miyim...

10 03 2012

milise mou



1970lerin aranjman furyasında Türkçe'ye devşirilmiş harika bir şarkı. Manos Hacidakis'e saygılar...

03 03 2012

gazella'nın yarışmasına katıldım a dostlar

Gazella bir blog yarışması düzenliyor, ben de katıldım gaza gelip. Sağ tarafta banner görüyorsunuz ya, hah tıklayın ona. Sonra karşınıza çıkan facebook sayfasında sarı bir yıldız gördünüz değil mi? Hah ona tıklayıp oy verin, herkesin üç oy hakkı var; elbette arzum üç oyu da bana vermeniz.

Olur da kazanırsam ve hani belki de yolum Laos'ya düşerse yukarıdaki üç üründen istediğinizi sizin yerinize de içerim.

Şimdiden teşekkürler...

27 02 2012

bir ayrılık

Sinemada izlemeyerek aptallık etmişim. 2011 yılının en iyi filmi deniliyordu da şaşırıyordum, geçen gün izledim; hemfikirim. Oyunculuklar o kadar iyi ki, sanki gerçekten de Tahran'da bir komşunuzun hayatına tanıklık ediyorsunuz. Karı-koca, baba-oğul, anne-kız, baba-kız ilişkileri, sonra adalet ya da adaletsizlik ve sınıf farklılığı... Hepsi de harika bir senaryoda önümüze seriliyor.

Hiç konusuna falan girmiyorum, hazır Oscar da almışken seyredin.

25 02 2012

under god's power she flourishes



Bir dizi HBO tarafından çekildiyse 1-0 önde başlıyor benim gözümde. Boardwalk Empire da keza böyle bir dizi. Her güzel dizinin bir de en güzel bölümü vardır, ikinci sezonun on birinci bölümü de bol Ödipus göndermeli harika bir bölüm olarak dizi tarihindeki yerini aldı. Yukarıdaki sahne ise sezon finalinden.

Bir ara In Treatment hakkında da yazmam lazım...

23 02 2012

peki mutsuz olduğumu söylemiş miydim blog?

Büyük laf etmişim kabul ediyorum. 29.12.2011 tarihinde daha mutluyum demişim omlet sırasında aynı yılın ilk ayında yazdığım bir yazıya referansla, halbuki mutlu olmadığımı fark ediyorum omlet beklerken sabahları. Bir yıl öncekiyle aynı oteldeyim; omlet aynı omlet, sıra da aynı sıra...

Yiyceklerin ve de lüksün insanı mutlu ettiği konusunda hemfikiriz değil mi? Güzel, yazacak halim yoktu zaten. Çalışmanın insanı mutsuz ettiği konusunda da hemfikiriz? Aç parantez: ocakbaşına oturduğumuz bir arkadaşa "çalışmak iyi bir şey olsa üste para vermezlerdi zaten" demiştim de kınamıştı beni. Alain de Botton tarzı yorumlar istiyormuş benden. Siz istemiyorsunuz değil mi? Zaten okumadım da daha kendisini.

Çok çalışıyorum, çok yorgunum ve çok mutsuzum. Haftaya işi kırıp boş boş evde oturmak istiyorum. Nisan ayı için de Dubai biletim var. O değil de rüyamda Luang Prabang'daydım, ağutosta gidebilir miyim acaba?